ANKARA-ÇAMLIDERE-İNCEÖZ KÖYÜ
   
  Ankara-Çamlıdere-İnceöz Köyü-Koca Harman
  85-Köyümüzde Çobanlık
 
KIŞIN ŞALLAYUKLAR AKAR MI?
SADIKLARDA SERÇE SÜRÜLERİ GEÇER Mİ?
SONBAHARDA PEKMEZLERİN KAYNAR MI?
ÖZLEDİM SENİ GÜZEL İNCEÖZ






 
                           

KÖYÜMÜZDE ÇOBANLIK
Köyümüz ekonomisi çiftçilik ve hayvancılığa dayanırdı. Her ev tarla ekerdi. Her evin az çok büyük ve küçükbaş hayvanı olurdu. Büyükbaş hayvanlar inek, öküz at ve eşekten ibaret olurdu. Küçükbaş hayvanlar ise koyun ve keçi idi. Bu hayvanların bakımı ,  beslenmesi  ve kışlanması için erekli tedbirler alınırdı. Her evde bu işler rutin ve geleneksel olarak yapılırdı. Büyükbaş hayvanlar  “gezek” dediğimiz sıra ile güdülürdü. Bütün köylü sığırlarını sabah olunca belli bir yere salar oradan gezekçiler alır akşama kadar güderlerdi. Gezekçiler genellikle iki veya üç kişi olurdu. Gezek sırası Hacımehmetlerden başlar, sıra ile köyü dolaşırdı. Gezeğe genellikle yetişkin aklıbaşında kişiler giderdi. Köyümüzde buzağılar ayrı güdülürdü. Döl dediğimiz kuzu ve oğlaklar da ayrı güdülürdü. İnek ve davarların sütünden istifade etmek için için buzağı ve döller ayrı güdülürdü. Buzğıların anasını, döllerin de anasını emmemesi için gerekli tedbirler alınırdı. Buzağı ve döl çobanlığına ise genellikle ufaklar giderdi. Onlarda genellikle gezek olurdu. Sığır gezeği, buzağı gezeği diye laf edilirdi. Oğlak ütme dediğimiz döl çobanlığına da ufaklar giderdi. Buzağı ve döller köye yakın yerlerde güdülürdü. Davar ve sığırlar ise uzaklara giderdi. Genellikle köy arazisi sınırları içinde güdülürdü. Başka köylerin sınırlarına girilmezdi. Haram olur diye korkulurdu.
   60 lı yıllarda köyümüzde her evin davarı ve sığırı vardı. Sığırların toplamı yüzlerin katı ile ,  köy davarlarımızın toplamı ise binlerin katı ile sayılabilirdi. Her evin ahırı, davar konan salağı bulunurdu. Her evde bir de davar çobanı bulunurdu. 




 Çobanlar mesleğini severek yapardı. Çobanlığın da birçok ilimi vardı. Çobanlar bu bilgi ve tecrübelere sahip olurlardı. Her evde davar olurdu. Ama davarı çok olanlar şöyle idi;
 1-Hacıgiller
 2-Seyitmemetler
 3-Aldedeler
 4-Hatıplar
 5-İpeşler
 6-Kötümemetler
 7-Aliağalar
 8-Şükrümusalar
 9-Hasançavuşun Hüseyingil
 10-Kekeçmusalar
11-Körmahmutlar
12-Bekiroğulları
13-Gökdurmuşlar
 
Her evden bir çoban olurdu. Çobanlar sabah gider , akşam namazı sürüsüyle köye dönerleri. Yerde kar olmadığı veya az olduğu zamanlar davarlar mutlaka çıkarılır ve güdülürdü. Çobanların abası ,kepeneği, silahı, köpeği ve sopası ve kavalı olurdu. Bohçası sırtında olurdu. Akşama kadar gezerlerdi.Kalabalık sürülerde çobana yardımcı olurdu. Çoban yardımcısına “çöne” derlerdi. Çobanlar dinlenirken kaval çalarlardı. Koyun güderken de kaval çalınırdı. Koyunlar kaval sesini sever ve kaval dinleyerek yayılırlardı. Kaval çalanın yanından ayrılmazlardı. Köyümüzün eski çobanları şunlardı.
 1-Hacınınoğlu Hacı
 2-Hacınınoğlu Seyit Mehmet
 3-Aldedelerin Ahmet
 4-Hatıplarn Mustafa
 5-İpeşlerin Celal
 6-Kekeç Musanın Eyüp
 7-Şükrü Musanın Mustafa
 8-Körmahmut’un Kemal
 9-Kötümehmetin Dedebey
 


 


                                        GÜLÜ=CURUK= HİNDİ GÜTME
  Köyümüzde birçok evde hindi sürüsü olurdu. Köyümüz hindi beslemeye müsait idi. Evleimizin ekonomisine katkı olsun diye ve kışın yemek için hindi beslenirdi. Hindiler pelit ve çimen ile beslenirdi. Kelebek ve çekirge toplardı. Gülüler de genellikle güdülürdü. Biraz büyüyünce gülü gütme işi başlardı. Karaağaçlara, çalıyatağına, ölüözüne gülü gütmeye giderdik. Sabahtan akşama kadar gülü peşinde gezerdik. Yaz tatiline de denk geldiği için gülü gütme işi bize düşerdi. Kendimize aradaş bulursak neşeli olurdu. Ama vazife gereği gülü çobanı olurduk.







 

pullukla çift sürme işi


 yaylada yaptığımız ayakmaç






tavanlara ham kavunları asar kışın olugunlaşınca yerdik


 
  Bugün 16 ziyaretçi (171 klik) kişi burdaydı! Tüm Hakları saklıdır  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
ACILAR PAYLAŞILDIKÇA AZALIR....MUTLULUKLAR DA PAYLAŞILDIKÇA ÇOĞALIR...