ANKARA-ÇAMLIDERE-İNCEÖZ KÖYÜ
   
  Ankara-Çamlıdere-İnceöz Köyü-Koca Harman
  121-İNCEÖZCE'MİZ
 
Bayramınız Gutlu Olsun
Esgiden gurban bayramları çok gözel geçerdin. Çoonnunan kendi hayvannarımızan seçilüdü gurbannıklar. Gınalanu, işaret vurulu, gelin gibi süslenü ve hususi besiye çekülüdü. O gurbana bi özel davranuludu. Sevülü, yemlenü, sulanu ve bazen şeker bile verülüdü. Sizin gurbannınız gözel yok bizimki gözel deyi bebeler arasında iddiha bile oludu. Köy odasında, bunar öönde günnerce gurbannık lafı edilüdü. Mahalli fısıltı gazeteleri günece bundan bahsederdi.
Gurbandan bi gün öncesi tekbiller başlardın. O gün ikindi gılınınca topuca mezelik ziyaretine gidilüdü. Sıra söötlerin başında Yasin’ler, aşırlar okunu topluca hediye gönderülüdü. Okuma bilenner Guranı Kerim’ leri ile gelüdü. Toplu okuma bitince herkeş akrabalarının yanına daaludu. Gabillerdeki yakınnalırımız sevündürülüdü. Eş dos akraba ve garip gabillerine gidilüdü. Irahmetlik babam, ziyaretcisi gelmeyen gabillere uurardı. Kimsesüzler mahsun gamlasın derdi. Allahım kimseleri ahrette fatihasuz bırakmasın oolum derdi.
Bayram geycesi erken yatıludu. Babalarımız teheccüd vaatı galkallarıdı. Teheccüd ve ezkarlarını yapallarıdı. O zabah herkeş sıraynan banyo yapardı. Geycekler deyişilüdü. Bayramlıklar geyilüdü. Zabah namazına erkenden gidilüdü. Giderkene de tekbir getürülüdü. Namazdan sonra evlere daalınmaz hoca vaaza başlardı. Bayram namazı vaazı bayram namazına gadana devam ederdi. Herkeş pür tıkkat dinler gönüller sulanu, galpler yımışardı. Boynunu bükmüş yaşlılarımızın gözlerinden yaşlar gelü, dudaklarından dua ve salavatlar dökülüdü. Herkeşde manevi ve lahuti bir hava oludu. İman duygularımız coşardı.
Bayram namazından çıkınca yaş sırasına göre sıralanuludu.Köylü birbiriynen bayramlaşudu. Mugdar ve Hoca tıkkat eder küs olan neyi varsa baruşdurudu. Köyümüzde küslük olmazdı. Esgiler böyük sözü diynerdi. Böyüklerin azarından çekünü ve sözlerini de edeplice dutardı. Namazdan dalınca herkeşi gurban kesme telaşesi alıdu. Çukullar açılu, gurbannıklar sulanudu. Öceden hazıllanan kesme yerlerine gözelcene getürülüdü. Gözelcene gıpliye garşı yaturulu, ayakları baalanudu. Gözlerine havlu örtülü ve tekbiller getürülü, incitmeden gözelcene kesülüdü. Her evin öönde gurban telaşesi oludu. Bayramlaşmıya erken başlıyan bebeler gurban kesennerin ve et doruyannarın ellerini öpellerdi. Ellerini öpdühümüz böyükler “gurtlu bayramınız olsun, yılınan salınan erin, ömrünüz uzun olsun “deyi dova edellerdi. Her evden datlı şeker, pişmani gibi ikramar oludu. Bazı evler de tirit ve et yidirüdü. Herkeş arkadaş ve akran gurubuyla gezeridi. Bazı evlerde çok oturulu ve muhabbet edilüdü.
Bayram günü öylen ve ertesi günü öylen mahalleler birbirini odada yemeenen aarlarlardı. Yemeklere herkeş gatıudu. Her evden odıya yemek giderdi.
Bayram günü ayşamı çocuklar “ Pamuk aldım veresiye, indi gidi garı suya, garı sudan gelesiye ( evdeki evlene çağındakı olana)................. e geliiin gelesiyeeee diye baarula. O baardukları evden bi parça et verülerdi. Çocuklar bu etleri toplalla ve beraber bişürüp yillerdi. Ferfeni edelerdi.Bazı evlerden de et yerine depelerine su dökülüdü.
Bayram için misafir odalarına serilen döşşekler bazen bihafta gadana durudu. Evler süslü oludu. Golanya ve şekere doyuludu. Bayram öncesi Aldedenin Omar, Köraaların Osman, Çavuşoolu, Garamısdafa, Hatıposmanı, İpeşin İprehem ,Hacı Kemal, Şükrü Mısa, Gök Durmuş gibi usdalar pişmani çekellerdi.
Şindi köylerde bayramlar garipmiş. Sevgü saygı azalmış . Millet birbirinin guyusunu gazarmış. Allah gorkusu galmamış, akraba hatırı galkmış, şeytan ,nefis müftü olmuş sözleri bizi pek üzüyor. Yeni yetişennerin dini zayıf yetişmesinde gabahati olannar yarin indi ilahide kendilerini nasıl gurtaracak?
Şu imtihan dünyasında mal Allah’ın, Mülk Allah’ın. Ölmemiye çare mi va? Yapduhunun eddühünün hesabından gurtulmuya çare mi va? Allah dünya ve ahret perişannıı vermesin.
Bayramınız Gutlu Olsun.
H.İbrahim KOÇAK

İncözde Esgi Iramazanlar
Hep esgileri özlerüz. Esgileri araruz. Aaah esgi günner, nerede esgi ıramazannar derüz. İnsan güccükene taha temüz oluyor. Yaradılış hılkatı bozulmamş oluyor herhalda kı, esgileri özleminen arayyoru. İnsanoğolunu Allahım temüz yaradıyor. Akıl bali oluncana eğer dini bilgileri guvatlı devü, Allah gorkusu yoosa o kişi ahlaki bozuntuya urayyoru. Esgi gözelli galmayyoru. Bizde bundanmı nedür hep esgileri özleyyoruz.
Esgiden köyümüzde ıramazannar pek gözel geçeridi. Iramazan ayı gelmeden eveli hazıllıklar yapıludu. İfdar açmıya Angara’dan zeytin neyi getürdülüdü. Hurma getürdülüdü. Herkeş imkanına göre hazıllık yaparıdı. Herkeşde bi heyecan, bi telaşe oludu. Mübarek ayın gelmesiynen cehreler gülerdi.Herkeşde bi datlılık oludu. Orucun gurallarına tam uyuludu. Gomşular gomşuları ifdara davet ederidi. Günner öncesinden ifdar hazıllıı başlarıdı. Her zamanbi zufra olan gonak çekme işi ıramzanda yedi sekiz zufraya çıkarıdı. Ekekler köy odasında ifdar ederidi, gdunnar da gonak evine buyurudu. Gonak evinden odıya zufra gitmesi pek gözel oludu. Ziniler gafaların üsdünde götürülüdü. Zufra çok olunca zufra götümüye bazen evin gadunu gızı da yardım ederidi. Odada besmele ile oruçlar açulu, dovalar edilüdü. Yemek yinince cammadınan namazlar gılınu, sona odada çaylar içilüdü.
Iramazanda imkannar zollanu ve gözel yemekler yapıludu. Pilaf, et, Tarhana, zalata, pişmani veya havla oludu. Zamanın meyvalarından da ikram etmiye uuraşılıdu.
Köyde zufura galkma işi çok eylenceli oludu. Köy bekcisi, çoonnunan da Seyit dayı zufurda davul çalarıdı. Davulun sesini duyunca hemen pençiriye goşarduk. Garannukda davul çalanı görmek isderdük. Davul alanı mahallenin köpekleri bazen ırahatsuz ederidi. Davulcu gözde gaybolunca zufur hazıllı yapan anamıza bakarıduk. Ekmek bişirü veya ısıdu, çörek hazıllarıdı. Hoşaf ve pilaf oludu. Allah ne verdise yinidü. Aaazlar dullanu, zabah nazmına hazıllnıludu. Niyetler edilüdü. Vakıt varısa bi teheccüt namazı gılınudu. Biçok yerde ıramazanda mukabele okunu, bizim köyde mukabele yoodu. Belkide biz bebe olduhumuzdan fargına varmazıduk.
En unudamaduhumuz ezen bekemeydi. Herkeşde sahat olmazdı. Camide apollo da yoodu. Cami ve ezen daşı görünecek biyere çıkar hocayı gözleridük. Hoca ezen daşının edirafında gezinmiye başlarıdı. Ara sırada saatına bakarıdı. Bazı günner gışa deggelü ve hava sisli oludu. Hoca eyi görünmezidi. Derken hoca ezen daşına çıkarıdı. Ezene başlayınca biz eve goşarıduk. “Ezen okunduuu.., Şalvar dokunduuuu.., Yımırta bişdi..., Hocanın gannı şişdi...”deyi baararak eve goşarduk. İfdarın olduhunu haber veridük. Böylece ifdallar açıludu.
Ana babalarımız Allah emri gereği bizlerin oruç dutmasını isderidi. Bzen oruçlarımzı paraynan satın aludu. Oruç dutun dellerdi. Dutamaduhumuz günnerde de hiç olmazsa tekne orucu dutun delerdi.
Ezen beklemeyi, mıhlamayı, gonakları, gomşuları özledük. Bazıları deyyorku , boşuna özleme esgi incööz yok. Esgi terbiye, esgi sakavet esgi insannık yok deyyolla. Yoosa belki gene esgi gözel güner geri gelü belki. Esgileri hatıllamak, anmak, düşünmek bile nagadana gözel deemü?
Iramazan ayı zekat ayı. Zekat Müslüman olma şerefinin beş şartından biri. Allah bize vermiş. Namkörlük etmen de Allah’ın emreddühü zekatı verin. Hanenizde gaç adam varsa onarın fitirelerini de bolcana verin.Fitir demek bi kişinin bi gün zabah ayşam doyurulmasına yetecek para demekdür. Oruçlarımız, namazlarımız, dovalarımız gabul olsun. Müslümanca yaşamadan şeref duymak, müslümanca yaşamıya çalışmak ve imanlıcana da ölmek nasip olsun . Ölüm gözlerimzi açmadan, gözlerimizi açmak nasip olsun.
H.iBRAHİM KOÇAK
İNCÖZDE BAHAR KENDİNİ GÖSTERDİ

Gışın şiddeti azaldı. Gallar erimiye başladı. İnekler bızaladı. Goyun geçi guzuladı. Herkeşte her evde bi hareket va. Davallara, sııllara bakmak, odun yarmak, su getümek, ekmek aş hazıllamak gibi bi sürü iş va. Herkeş bi işinen uraşu. Herkeşde bi çalışma bi gayret va.
Zabahınan erken galkılu. Dama daşa bakılu. Namazlar gılunu. Tarhanalar içilü. Yoortlar banılu. Mıhlamalar yinü. Gadunnar inek saama, damdan küpür kürüme , tezek yapma ve her tüllü ev işlerine goşalla. Erkekler de kendine göre işlerinen uraşula. Odun yarmak, sıırı sıpayı sulamak gibi işler de heriflere bakar.
Davallar daa çıkmıya başladı. Gaylı gallar eridi. Otlar kendini göstermiye başadı. Daa giden davar sıır ot gurusu, yaprak gurusu neyim bulu gannını doyuru. Çobannar davarınan çıkalla şüyle bi dolaşula. Erennerde, çoban daşına, çevrükde, garaağaçlarda teke çanları goyun töngürdekleri duyulu gaylı. Ayşamları hava erken acır. Eyi geyinmyeni çabuk üşüdü. Esgiden çobannarın bi kepenee neyi oludu. Şindi çobannar da sosyetik oldu. Kepenek neyim gullanmaz oldula.
Şu Kekeç Mısa’nın Eyüp, Hatıpların Mısdafa, İpeşlerin Calal, Kötü Meemedin Haciprehemin çobanık zamanını hiçbişii dutmaz. Onnarın birer gavalı oludu. Gara çalılıa davaları aadurunca gavala üflellerdi. Hele Eyübün gavalını herkeş işini gücünü bıraku diynerdi. Dertli ve yanuk bi gaval duyunca bu Eyip dellerdi. Hacının oolu Hacı da gözel gaval çalardı. Esgiden müzük mü vardı? Bi iraduyu diynenüdü. Çambaşların Veli nin pikabı vardı. Onun evinde toplanulu tabak dinnenüdü, çeşüt çeşüt pilak tabakları vardı. Çobannarın sooklarda yakıp ısınduhu çıra tenikeleri oludu. Çok üşüdüklerinde çıra tenikesi yakulu eller bi ısıdıludu. Isınınca çıralar sööndürülü üşüyünce bi taha yakuludu. Çobannar ayşam köye bi havalı girelleridi. Gazgulaçları yanında olannar çiydem gazar, bazen da çiydemleri örer getürülerdi. Ha şunuda demeden geçmek olmaz, bazen geçiler goyunnar guzulardı da yavrularını çobannar sırtında getürüdü. Gerçi guzulıyacak olannar daa götürülmezdi emme. Ginede guzulamaz dedühün guzulayverüdü.
Gaylık yayla hayali gönüllere düşer. Hacıgiller yakında yaylıya göçelle deller. Hacıgiller Nisanın sonuna doru yaylıya göçelle. Herkeşden iki üç hafta önce göçelle.Demekki mallara öyle taha eyi gelü. Yaylanın teze baharını yidümek malları taha semüz eder heral. Ayşamları odada yayla lafı edilü gaylı. Hacınoolu hacı şüyle demiş. İnnahannarın otu eyiymiş. Gerişin otu tah böyümemiş. Yayla pek soomuş. Geçen güreş günü yaylıya gar yaamış. Yaylada yaamur pek çoomuş .. gibi yayla habalları edilü gaylı bi maafir.
Gış azalınca, bahar kendini gösderince köyde sıır geze de başlamış delle. Her zabah sııllar bosdanın altında toplanumuş. Hatıpların evin gayadan yana bosdan delle. Hani köyü bilmiyen yeni yetmelere açukluyaan dedim. Gaylı her zabah sııllar gezek olu. Üç hane sıraynangezee gider. Zabahınan bovarsayan bazı inek ve düveler sııllar toplanukan çekülü. Emme şindi döölet sıılları suni olarak aşılayyorumuş. Dovan bızaların gulaklarına da bi küpe dakıyormuş. Bu küpeler o sıırın kimlii oluyormuş.
Yayla hayali gaylı akıla düşdü. Zabah ayşam yala lafı edilü. Yayla hazıllı yapılu. Güreşe ve Şıhlara yayla ısmarıçları ısmallanu. Yayla evsükleri görümlüye başlanu. Yok danaların cılbırı yoodu alınacak. Yok eşşeen golanı deyişecek. Yok duz ilazım. Yok kil ilazım. Turfana gapak merşün ilazım. Kirpit almayı unutma. Evin üsdü akıyor. Naylun ilazım. Avruk telaşı, evsük telaşı ebeleri dedeleri alu. Bıdırdalla durula. Bıdırdalla dedüysek yanış anamayın. Onnarın tecrübesi ve bilgüsü işlerin yolunda gitmesini saalar.
Eccükde siyaset gatalım. Döölet süt satacamış gavullara. Et süt bahalanacaamış. Angarada boş boş gezeceenize gelin de köyde sıır sıpa beslen. Şindi su da bol. Damlara evlere gadana su geliyor. Angarada suya, süde, sovana, samırsaa, üzüme, almıya para vaereceenize gelin de köyde yaşan.Evlerinizin ööne sovan, samırsak, tere maydanuz, marul, örekotu, keten tohumu, ısbanak aklına ne gelüse ek. İkide bi baraca gidip bedavadan bol bol balık yirsiniz. Harap olan balarda baaçalarda alma armut bedava. İsder yi. İsder gışa hoşaf kes. Guşbunnunu satun alusunuz. Köyde her yer guşbunnu. Hem ereçilini yap hem de çayını gurut. Gıdımanın ahlatları yellerde çürür. Esgiden bi hoşaf kesülü guruduludu. Sosyetik deyiminen öz eleşdir yapacak olusak tembel milletüz. Kekük dolu daalar daşlar. Biz kekük gurutmayı, kekük çayını bilmeyüz. Hatıpların Gara Bekir dedi, ombeş yirmi çeşüt kekük olumuş.Bizim gayada olan kekük en gözeli, en galitelisi ve şifalısıymış. Herif okumuş mühendis olmuş ziraatcı olmuş. Doorusunu bilü deyyon.Hemen hazırcana baggaldan alluz. Eyimi kötümü, bayatmı taze mi bilmeden. Köy zahmetli olu emme nimetli de olu. Köyün üç tarfı barac. Gurt olmayyormuş, guş olmayyormuş. Elli yüz gülü beslesen Angarada gapanın elinde galu. Köy hayatı haraketli olduhundan hem bi saalık da olu. Emme başda kendimi söyleyyin tembellik içimize işlemiş.
Emme gusura bakman. Gurbetlik eccük dertli ediyor insanı. Müslüman hakkı ve sabrı tavsiye etmek zorundaymış. Olgun Müslüman da hatasını söylüyene memnun olanmış. Uzak ve mahrum galduhumuz İncöözümüzün ebesine dedsine, bebesine beliine, esen yeline, uçan guşuna, serçesine, hacımuradına,helheline, gövreene, mancarına, merdimalaana, guzu gulaana , sarı çalılına, gara çalılına, körpe garasına, meşe arasına, göledine, çevrüüne, ılımanına, gölüne, erencüüne, gövemlideresine, daşgapısına,hacımemetlerine, kürdoolarına, Musalarına,ipeşlerine, çambaşlarına,eresüllerine,aliaalarına, mısdıklarına, hurşutlarına, gadakcıların,alamemetlerine, garamemetlerine, sayamaduhum herkeşine selamlar olsun.

Öğretmen:H.İbrahim KOÇAK
İNCÖÖZDE GÜZSONU
Havalar acıdı derdi böyükler. Havaların somasına. Örüsgeller emsiye başladı. İnsanı üşüdüyoru. Eccük örüsgerde galıve adamın gözlerinden yaş getürüyoru. Sadıklar , Garşıyaka efil efil esermiş.Çatılar vuu vuu edermiş. Eğer tıkkat edilmese sookdan eller yarulu. Gaylı çerçiden gırempert alacan ikide bi ellere sürecen deyi uuraş dur. Gış yaklaşdukcada iş güç bitsin deyi gayret çovalu. Aaaçların yaprakları sararmıya başlamış. Edirafa bakınca meşelerin yaprakları dökümlüye başlamış. Söötlerin, gavakların, alma ve armutların yaprakları sararmış. Millet gıdımandan ahlat toplarmış hoşaf etmek içün. Hoşaf dovalmış. İçinde gatgı maddesi yoomuş. Millet Angarada neyi hazır yiyeceklerden gorkar olmuş. Golanın içinde böcek ganı varmış. Gavullar köleleri gısıllaşdumak için önce hap deyi yapmışla golayı. Sonra dünyadan utanıvermişlede içecek şekline sokmuşla. Gola gısıllık yapıyormuş. Asidi de midyeyi deliyormuş.
Gencin biri işe girmiş. İlk mayışını almış, sadaka vermiş gurslara. Guran talebelerine. Arkadaşının biri de ıccakda bi sook gola getümüş. O hayır yapan genç eccük zayıf bünyeliymiş. Gola miydesini üç dört yerinden delmiş. Gurtaramadıla dedi Halliprehem hoca. Gomşumuzdu eyi çocuudu, en son ben gan verecedim Cuma gün gan vermiye giderken gara haberi aldım dedi. Üzüldüm aalıyarak geri döndüm dedi. Bide cips pek kötü şey. Cipsde de gatgı maddesi va. Aluşgannık yapan şeyler gatallarmış. Bi yiyen alışsında hep yisin deyi. Meyva sularıda bi alem. İçine ne gatalla, çürünü çarunu ayıtlalla mı bilmen. Emme saalıkcılar zarallı deyyor. Onun içindeki faydalı şeylerin çoo uçucu. İlk yarım sahatta uçarmış. Geriye faydasuz ve esgimiş bozulmuş gısmı galumuş. İşde bunu bilen çoo İncöözlüler doval şeyleri ararmış. Gıdımannarda acı erük ahlat galmamış delle. Guşbunnu marmeladı pek faydalıymış. Millet harıl harıl guşbunnu toplarmış. Baazı uyanuklar baraçdan duddukları balıkları temüzlelle derin dondurucuya atallarmış. Gışın yimek için. Bazı herifler garılarına,” la şu satın bulgur ve çorbalarını bize yidüme. Köye gidek, üç dört yarım buyday alakda kendimiz yapalım şunnarı dermiş. Hazır yiyecekler milleti maaf ediyor. Şu Amerikalılara bi bakın hep şişkolar. Bizde de şişmannar çovalıyoru. Bozuk ve gatgulu yiyecekler maa eddi milleti de haberimiz yok. Şu esgi köy ekmeklerinin gokusu nerede? Murul murul gokarıdı. Valla selahiyetli biri olacan, veya mıgdar olacan şu Angara’dakı tagavutları köye govacan. Tembel tembel Angarada otuacaana git köye. Bi talla ek. Deneni bulgurunu yap. Yayladan ota enince gışlık bi merdimalak topla. Gurut da gışın bol bol yi. Isbanakdan taha eyi deemü? Bolcana Müslüman mancarı topla. Gavur mancarı topla. Gurut da gışın bol bol yi. Aluç yapraklarının gurusu atarlarda ilaç deyi satılıyoru. Bi sor bakalım oggası gaça? Yayladan veya köyden erennerden bol bol kekük topla. Attarda kekük gurusu gaç lira bi sor bakalım. Gışın gırip olunca, sook alınca kekük çayı iç. Leplebi gibi hap yiyoruz. Vücudun düzeni bozuluyoru. Hap yiyipde metebolizmamızı bozacaamıza doval ilaçlar taha eyi deemü? Baraç yanıbaşımızda yatar. Angaradan ayyaşlar gelüle balık dutalla. Arabalarını doldurula gidelle.Biz balık dutup da gışa saklamayı bilmeyüz. Van gölünde alabalık akını olu. Oranın adamı gışa sanduk sanduk balık gurudu. Her evde sanduk sanduk balık olu. Gışın bol bol yille. Biz baraca bakaruz baraç bize bakar. Mevlanın verdühü nimetlere bel bel bakaruz da isdifade edemeyüz. Gışa bi balık gurudalım demeyüz. Hep dertlenmiyelim. Belki nezaman “İncöözce” okusam Halliprehem hoca birilerine çeküşü delle. Eccükde gözeliklerden bahsedelim. Sadıklardan serçe sürüleri geçer gaylı. Sürü sürü. Nerden gelüle, neriye gidelle? İkindiden sonra daşgapının örüsgeri vızır vızır eser. Adamı üşüdü. Çobannar daada yatmazla. Ayşamınan eve gelüle gaylı. Davallar çalıyataandan, çakmacukdan salına salına köye girelle. Sııllar ayşamınan muhtelif yellerden köye gelüle. Avlaalarına yatalla. Neneler, abılalar, genç gızlar cızım cızım inek saalla. Her evden ocaklar tüter. Tarhanalar bişer. Sütler bişer. Mis gibi tereyağlı, bol sovannı mıhlama gokuları gelü.Ayşamları köy odası dolar. Tembel olmamalı. Gavullar bilene dovaya hevesli. Topraa hevesli. Baa baaçaya hevesli. Bizler ise nevarısa şeere heveslüyüz. Köy esgiden susuzudun. Milletin evinin önde sovannı sarımsaklıı yoodun. Şindi su va. Evin edirafına sovan ek. Sarımsak ek. Çöreeotu ek. Ketentohomu ek. İki tere ek. Maydunuz ek. Köy tomatislerinin gokusunu özledük. Esgi gözel tomatisler yok. Murul murul gokallarıdı.
Esgi insannık da yok. Esgiden gonu gomşu ufak defek dartışu kürtüşü dü. Emme iki günü geçmez barışulardı. Şindi birbirinin sinsice guyusunu gazan aslını gaybetmiş zavallılar çovaldı. Her tüllü gansuzlukdan gorkmaz olmuşla. Maazallah ahrette Allah mutlaka sorar. Melekler sevabı günahı unutmazla. Emme iman zafiyeti hasdalıına dutulannarımız da çok. Allah islah etsin. Esgi yaşlılar olaydı bu terbiyesüzlere çeküşülerdi. Emme şindi o nimet de yok. Şeytanınan baş başa. Surei asır da hakkı tavsiye emredildühü için bunarı da yazdım. Hakkı tavsi için belki sevap olu umuduyla. Tarhananız bol gakırdaklı olsun. Hoccagalın.

Öğretmen:H.İbrahim Koçak
Garagış Basdıdu

Garagış Basdıdu
Garagış geldi. Her taraftan gış habalları geliyoru. Gözel yurdumuz gış altında. Gar altında. Yollarda gazalar olmıya başladı. Eskikine nazaran gazalarda azalma va. Şükür döölet zengünledi. Güçlü. Yolları neyi hemen açıyoru. Gıreydeller geyce gündüz çalışıyoru. Allah döölete zaval vermesin. Billimizi dillimizi bozmasın. Başımızdakılara akıl fikir versin. Firasetlerini ziyade gılsın. Güç guvat versin. Allah düşmannarımızın oyunnarını da kendi başlarına çevürsün.
Gözel ülkemiz gar altında. Esgiden gışlar gözel geçerdin. Fakıllık fıkaralık vardı emme gışlar o gada goymazdı adama. Aaar gelmezidi. Köylü fıkara olsa da sıhhatlıydı, çevüüdü, zindeydi. Yidüklerinde içdüklerinde bi meymenet vardı. Ekmeklerin mayasını ebelerimiz dutardı. O mayalardan bişirülen ekmekler murul murul gokardı. O bulgullar, tarhanalar murul murul gokardı. O kül çörekleri, söbeler, bannaklar, halkalar neydi. . Dadına doyulmazdı. Tava çörekleri eccük löküs oludu. Yaalanu süslenü gatmer gatmer oludu. Eccük üşünüdü, eller yarıludu gışın. Dama daşa baka baka , sook suya sokunca emme bi gırempert sürülü geçer giderdi. Bazen de geçmezdi. Adamı uuraşdurudu. El ayak yaraları eyi olsun deyi çam sakızıynan daalallarıdı. Ebeden dededen gamla bin çeşüt ilaç varıdın. Pek bi yan etgileri neyide yoodun elleem. Şindi Alamanya da adamların saç gılından ekmek mayası yapılumuş. Bu mayaları bize de satallarmış. Alamannarın berbellerinde biriken pis gıllarını alıp maya yapallarmış. Onu da bize satalarmış maya olarak. Ne günnere galduk ya Rabbi? La bula bula bunu mu buldunuz? Esgiden dışarıdan maya mı alınudu? Ebelerimiz, neneleriniz, analarımız kendi mayalarını kendileri dutardı. Fırıncı Hasan ırahmetlik kendi mayasını kendi eyşüdüdü. Murul murul gokardı büşüdükleri ekmekler ve fırancalalar.
Nerede o esgi gışlar. Şindi bi gış mı va? Nerede o püsgüllü ayazlar? Aaaçlar çiçek açmış gibi oludu sookdan. Derelerdeki otlar donunca çeşütlü buz şekilleri oludu. Pek hoşumuza gideridin. Dereler buz dutar sular görünmazidin. Buzlar çeşütlü şekil ve deseni gibi görünüdü. Pek hoşumuza gideridi. Aval aval bakar seyrederidük. Cizmesi olannar dere boylardı. Bazen yannışlıınan derin yellere giriverüdük.Cizmemiz su dolardı. Hemen boşalduduk emme gine de ayamız ıslanu ve üşürüdü. Üşüyen bebelerin sümükleri oklava gibi akarıdı. Bazen siler bazen de çekerdük. Analarımız “ ne çeküp durusunuz, galdurup yere atıversenize “ dellerdi. Burunnar gıpgırmızı olurdu.
Böyüklerin işi sırı sıpayı doyurup sulamakdı. Altını kürümekdi. Su getürüp odun yarmakdı. Analar, abılalar, ciceler de su getürü, hamur yuğuru, ekmek bişirü ve yemek yapardı. Hursat bulunca da suya gidelerdi. Guyubaşında bi köylü görülerdi. Dedigodu edellerdi. Garaguyu haber merkezi gibiydi. Olup bitenner ordan duyuludu. Yorum ve deelendürmeler orda yapuludu. Görüş ve fikiller ordan açuklanudu. Gadunnarımız sitres atmak içün guyubaşına gitmeyi ipinen çekellerdi. Orada belüllenüdü İncööz gündemi. Orada yapıludu önemli yorumlar. Orada yapıludu kıritikler ve eleşdürüler. Garaguyu haber merkezi bütün gücüynen çalışudu.
Gar eyice yaanca gayak merkezleri devriye girerdi. Köyümüzün çeşütlü gayak pistleri vardı. Birisi Omar Irzası’nın evinin arkasından başlar goca harmanı geçer, Alaaların küllükten, Mısdafa Kamal’ın evöönden deriye varıdu. Bi diyeri ise İpeşgızının evin arkasından gazancı yerine doru gayıludu. Bazen de Gırharman’a gidilüdü. Gırharman da uzun bi gayma pisdiydi. Taha başga biçok evönnerinde neyi gayma yeri oludu. Bu gayma yelleri bazen bi tehlike de arzederdi. Gelip giden basar düşerdi. Çonnarını gırılacak gibi oludu. Bazen sıır sıpa da gayar düşeridi. Emme onara bişiyi olmazdı.
O sooklarda, muntazam olmuyan evlerde hayat datlıydı. Örüsger damdan esince kilimleri galdurudu. Bazen fırtına, fışık ocakbaşını doldurudu. Emme gine de abdesler alunu namazlar gılınıdu. İbadetler yapıludu. Zabah namazından sonra mutlaka Guran , Yasin okunudu. Evler kitabullah nuruynan nurlanudu.Ayşam namazından sonra herkeş odıya toplanu, sohbetler edilü, çaylar içülü, yassular gılunu öyle daalınıdu evlere. Evlerde de zobıya atılan odunnarınan lamba ışıında eccük taha oturulu, dam daş gonturul edilüdü. Fazla oturuncak da acıkıludu. Çöreenen, hoşafınan bi yassuluk yinüdü. Midelerin feryadu durdurulu, yassuluu yiyincene bi aallık çöker ve gözler yatakda oludu. Iccak yorgannarın altına girilü ve delüksüz bi uykuya geçilüdü.
Zabah namazına ebeler, dedeler en erken galkardı. Önce pençireden bi bakallardı. “Gine yaamış mübarek. Mayşallah yarım metire taha yaamış. Bu geyce köye gurt gelmiş heralda. Şu goca izler gurt izi gibi söylenülerdi. Ediraf pek gözel görünüdü.Kesdeebenin evi, dere, meşeler, keklikler (gaklıklar) gazancıyeri, doruk, yeşiller pek manzaralı görünüdü.
Erkenden hazıllanan tarhanalar içilü, yoortlar bekmezler banılu ve dova yapılu şükür edilüdü. Herkeş işine gücüne daalıdu.Dama daşa bakma, afur kürüme, sıılları otlama, samallıkdan gegeynen ot çekme, gibi işlere bakıludu. Çileli gibi emme datlı ve bereketliydi köyler. Şindi şeellerdeyüz. Ne gapımızı çalan va, ne arayıp soran..Köylerde gursaamıza helal lokma girerdi. Şeherde yidüklerimiz içdüklerimiz haram mı? Bozuk mu? Belli devü. Şu imtihan dünyasında nefisler ırahat emme gönüller ırahat devü. Din iman zayıf. Gabir , mahşer, gıyamet va derüz gorkmayuz. Gul haggı yimeden utanmayuz. Hak hukuk diynemeyüz. Cahilye devri Arapları gibi güçlü güçsüzü ezer. Şerefsizlikler şeref olmuş. Şerefler garip galmış. Raabet eden yok. Akrabaa akrabadan gaçar olmuş. Gomşu gomşudan gaçar olmuş. Guvatlı guvatsuzu ezer olmuş. Haram helal diynenmez olmuş. Bebe belik gemi azıya almış. Din, namaz tesir etmez olmuş. Allah hayıra yetüre. Bu kötü durumdan da gabahatlı hoca geçinenner. Bi Muhammed AS ile başlıyan din dünyayı islah etmiş. Şindi binerce din adamı ortalı düzeldemeyyoru. Onnarın gutsalı ırahat ve keyifleri olmuş. Ümmeti Muhammedin evladı din örenmezmiş.,namaz gılmazmış, abdasında hata varmış, namazında gusur varmış, bunarı kim düzeldecek? Alimin fesadı alemin fesadı demiş böyükler. Himmete muhtaç dede, başkasına nası himmet ede? Demiş atalarımız. Mevla yönümüzü iman ve takvaya çevürsün. Ölmeden evvela ahret kepazelinden gorkup tekbir almak nasip etsin. Dert aaladu, aşk söyledümüş. Mevzu neredeeen neriye geldi..Ginede gusura bakman. Irahmetlik Dedenin Üseyin İncöözün derdini çeke çeke öldü. Filan niye şüyle yaptı? Şüyle edeydi taha eyi ederdi gibi söylenü durudu. Bize de ondan bulaşmış bu dert çekme hasdalıı heralda. Gusur eddüysek affola. Heydi Hocca galın…
Halliprehem Goçak
DÜŞÜNCİYE DALDIM GİNE
Ey gidi günner ey. Ey erennerin garaltısında , örüsgellerin geçiş yeri olan incööz. Horuzunun sesini, köpeenin havlamasını, guşlarının cıvıltısını, helhellerinin uçuşunu , hacımuratlarının tafannarın ibüünde düneyişini özledim. Sokaklarda mayısa basmayı, daşlara furulan el tezeklerinin gokusunu özledim.

Daşgapıda geçlerin seslerini, ebelerin bebelere ünnemesini özledim. Bekirusdanın tak tuk epsitleri tekellere çakmasını, tekellere cember geçürmesini özledim.
Mırışın Memedin Hacımemetlerde gezişini özledim. Mahmud dedenin gülmiyen cehresini özledim. Hatulladukca dertleniyor insan. Demekki ölüm Allahın emrü emme şu ayrılık olmasa delle. Böyüklerimizi anadukları orcinalını gonuşuyon. Sakın saygusuzluk annaşılmasın. Yeni yetmeler örensin deyi öye gönuşasım geliyoru.
Hacı Memedin Ismayıl ırahmetli eşşee binince bi ayaanı eşşeen bonuna ardardı. Öyle taha ırahat giderdi heral.
Çakıcı Mıdsafa Hoca bazen gomşu köylerde imamlk yaparıdın.
Seyit dayı ırahmetlinin cuvarası dudaandan evsülmezdi. Önceki garısından sonra Çapar Ayşa halamınan evlendiydi.
Seyrek ebe ırahmetlinin işi gücü çalı çırpı çekmeydi.
Hakkı dedeyi bilenner azaldı. Irahmetli paltoynan gezerdi, gafasında saruunan dolaşudu. Gurtuluş savaşı gazisiydi.
Goca İprehem ırahmetli uzun boyluydu. Onun da bir eşşe vardı. Esgiden vesayit eşşekdi. İpraamaalarda yaşıyan iki ebe taha varıdın. Birine Assiye ebe ötekine de Gadı Genni dellerdi. Gadı geni ırahmetlik bebelere pek çekişüdü.
Mevlüt dayının babasına Mutayıt dede delerdi. İnşahat işinden pek aanduhu için mutayıt delerdi ellehem.
Köy aklıma gelincek herkeşi haturlarun. Hakgıların Hasan, Gara Mıdafa, Gök Üseyin ,Hacıdurmuş Dede aklıma gelü. Ahmetlerin Hasan Irahmetli, Seyit Memet dayı hep aklıma gelü.
Seyit Memet dedenin davallara bakışı, davar güdüşü gözümün önden gitmez.
Aldedelerin telaşesi bitmez. Aldede Irahmetli kısa boylu, ak sakallı pek çalışgan biriydi.
Ahmetlerin Mısdafıya uzun olan delleridi. Ahmedin oolu Meemed dedenin baa baaçesi çoodu.
Hölden dede Hacı dayının , Seyit Memed dayının babasıydı. Gurtuluş savaşına gatılmışdı. Köyün en zengünü ve aasıydı. Parası olmıyan parayı ondan borç alıdu. Gurtuluş savaşı gazisiydi.
Ey gidi günner ey. Yeşillerin Üseyin iyne furacak deyi gorkarduk. Onu görüncenek gaçacak delük ararduk.
Hallefendi dayı ırahmetli uzun boyluydu. Ayaggabı tamiriynen uuraşudu.
Dedühüs dayı çerçicilik yaparıdı. İki sanduunu hayvanına sarar köylere çerçicilie gideridin. Eşi Selvinaz neniye Körgarı delerdi.Gündüzleri gözünü gapadudu da ondan körgarı delerdi.. Gözünü ara sıra açarıdı. Kep kep ederek bakarıdı. Emme Üseyin dayıynan pek mutlularıdı. Ooolannarından Gadir herkeşe daş atardı.Pek yaramazıdı. Şindi goca herif olmuşdur.Gurbetlik işde gadirinen bibirimizi görsek belki tanıyamayuz.
Topal Memed abıca köye sonradan geldi yelleşdi.
Dededayının uşakları Dedenin Üseyinnen Dedenin Omar pek eyi adamlarıdı. Dedenin Omarın garısıynan anam pek samimiydi. Gardaş gibiydi. Emine halam eccük disipliniydin Ondan gorkarduk. Irahmetlik Kamile halam pek insaniyetli bi hanımıdın.
Hatıbebem inen Osman dedem diş çekellerdi. Dişi aarıyannar gelülerdi. Gadunarın dişini ebem, erkeklerin dişini dedem çekeridin.
Güllü Dede ırahmetliin masal annadıvermesi pek hoşumuza gideridi.
Omar Irzasının çörek tavası yapmasını iç unudamayuz.
Kör Eresül Dayı çoo saalamlardan eyi iş görürdü. Bebelerini beliklerini mal mülk sabisi yapdı. Ölöözüne ve Kürt çayının kenarına gavaklık yapdıydı. Baraçdan çok para aldı tallalar isdimlak edülükene.
Mısdafa Kemal dayıynan Hacı Kemal dayı talla biçerkene çevrelerini imüklerine sarardı. Gödennerine toz gitmesin deyi mi yoksa işlikleri killenmesin deyi mi bilmen.
Mısdık dede ırahmetli nalbatlık yapardı. Saruk sarar şalvar geyerdi. Adile ebynen mutlu birer ihtiyallardı.
İpeş dede ırahmetlik uzun boylu ak sakallıydı. Basdonuynan goca harmandan namaza geçisi hiç gözümüzün öönden gitmez.
Kötü Meemed dede pek kibar bi adamıdın. İşinde gücündeydi. Osman dedeme dakuludu. Ula Haşmur derdi. Haşmur ne demeese bilmen. Güccüklüümüz köyde geçtühünden hep güccüklüümüz hatırımızda galmış. Çambaşlar, Hasan Çavuşlar, Şükrü Mısa dayı , Kör Mahmudun Kemal, Gıdı Durmuş dede hep hatırıma gelü.Üseyin Aydın hocanın abıcası Topal Ahmet varıdın. Aazı dovalı nur yüzlü bi adamıdın.
Osman Hocalarda Bünyami hoca ovada hocalık yapardı. Halliprehem enişdeynen Şıh Mahmut dayı Angarada çaluşudu.
Şıhmahmut dayı bikeresinde geçlik parkının gölüne düşmüş.Tayroolu Alisi Angarada yaşardı. Hacıgadunun Musaynan Hacıgadunun İprehem de Angarıya göçdülerdi. Bi Angara havası oldu milletde. Nevarsa şu Angarada? Köyde oturun yatın.
Gök Durmuş dayın babası Üseyin dede çitlikden emekli olduydu.
Goca mugdar hayvan alu hayvan satarıdı. Hasan çavuşlar hep davarcıydı. Irahmetlik Nori dede son zamannarında hasdaydı. Ayaa eccük topallardı. Şah dayının hanimi kamile yengeyi yıldurum çarpdıydı. Allah ırahmet etsin.
Irahmetlik Mısa Dede bize akrabaydı. Mısa dede Guran okurdu. Hoca gibiydi. Hanim ebe ebeminen eyi aanaşudu. Irahmetlik Bıza Alosman dayının evi pek süslüydü.
Deli Arif ırahmetlinin agası cömbe dayı kısa boyluydu. Arif dayı haksuzluu hiç seemezdi. Onnarın dedeleri Hurşut dede çok gözü peemiş. Gışın beşaltı arkadaşıynan ayı avına gidermiş. Eline gırklık maggasını alu, goluna keçe sarar ayı ininin gapısından baarumuş, “ çık gocoolan “deyi. Ayı azını açıp gelükene gırklıı aazınasokar ayı azını gapadamasın deyi gerermiş. Ayıyı çeker dışarı çıkarumuş. Arkadaşlarıda ayının gafasına patla furu öldürümüş.
Seydali dayı manavlk yapardı. Kürtlü Mamuraa onarın güzlerini galduruverüdü. Seydali dayı gil beş gardaşlarıdı. Üç olan iki gız. Seydali, Halil Hoca, Paşa ( genciken ölmüş.) Selfet nene, bide yaaşaana gocıya giden Emine abıla varıdın.
Gara Yusuf ve garısı Hömbül ebeynen gardaşı gara Memed ile garısı Coplu Halamı hatıllamazsak eyi olmaz.Coplu Halam Hacı Muharemin gızıymış.Bize akrabaalıı abıca gızı gelü.
Kelabıca Irahmetlik 62-63 lü senelerde mefaat etdi heral. Cenazesi Beçenekli goca Durmuşun Posdaynan Angaradan geldiydi tabutu. Necati ve ırahmetlik Üseyin Yılmaz dayıların babaları. Biraz alınganımış, pek küserimiş delleridi Allah ırahmet etsin.
Gara Halil daynın babası Ahmet dayı çitlikden emekli olduydu. Esgiden köye taksiynen Gara Halil dayı, Mısdıın Ahmet Irahmetli, Hacı Meemetlerin Üseyin dayı gil, Garayusufun Metin dayı ,Bayranım hacının sarı gaymun, Şöfer Mısdafanın Fegası gelüdün. Taha sonraları vesayit çovaldı.
Kürdolu Alisi Muamber dayının babasıydı. Garısı Hanim ebe de pek hanimidi.
Ala Memed dayı pek efendiydi. Galp gırmaz, garimceyi incitmezdi. Oolu Deli Kamal ırahmetlii ölümünden bigün önceydi heral Demedevlerde gördüm. Ölüm nişanıydı heral beni çaardı. Ayaanda deri pantulu vardı. Pek süslü gezeridin.Bana bi külah dondurma ısmalladı. Üre dayının bebe belik böyüyyoru. Gaylı çalışmak ilazım dedi. O gün pek efendi pek kibarıdın. Önceleri biraz sert durudun. Kürdoolları önceleri pek zengünnerimiş. Tütün neyi alu satallarımış. Esgiden guyulardan gofaynan su çekerkene gofalar guyuya düşüverüdü. Gofalar guyunun dibinden çengelinen çıkaruludu. Bu çengeller Kürdoolarında durudu. Bunar başı haber merkeziydi. Köy acasları oradan daaludu.
Ayşamları sadıklardan serçelerin tabur tabur uçuşu, erennerden şallayuun akışı, efil efil örüsgellerin esişi, güreşcilerin evönnerinden geçişi gözümde tüter oldu. Gel velakin ahir zaman hasdalıı insannık azaldı. Namaz niyaz unutuldu. Zekata malik bi sürü zengün va zekatlarını verüle mi bilmen.Yoosam fakır fıkaranın haggını yillede haram mı yimiş olula. Allah ahret rüsvaylıından gurtulacak iman nasıbetsin cümliye.
Fazla gonuşan fazla hata yaparımış. Heydin hoccagalın. Bi tahakı incöözce de görüşmek dileeyle. Hatıpların Hallipreem.


Öğretmen:H.İbrahim KOÇAK
İNCÖÖZ ÇOBANNARI
Herkeş bilikü, esgiden her evde davar beslenüdü. Herkesin az çok davarı oludu. Büyle olunca da her evde bi çoban varıdı. Şüyle incöözü bi gözünüzün ööne getürün. Davarsuz ev yoodun. Herkeşin goyunu, geçisi, tekesi, oolaa,sıırı, sıpası varıdın. Zabahın erken vaatında davallar daa gider, ayşam ezeni okunukana köye gelüdü. Daş gapıdan,çetelerin evöönden, güllülerin evinin altından, Mıgdalların evinin altından, seddeklerden, gırharmandan, taha aklıma gelmiyen yellerden davaların sürüleri köye gireridin.
Köye girerikene en önde tekeler oludun. Davarın ööne ufak bebeler filan duramazdın. Tekelerin hırı hatası olmaz adamı gakıveridün. Davalların geçişinde bi toz bulutu galkarıdı. Bilassa tekeler teke teke gokarıdı. Tekelerin teke teke gokması ne demek? Böyüklerinize sorun. Tekeler iri cüsseli, sakallı ve gaddar görünüşlü oludu. Goyunnar duyarsa darılu, bizi aanatmadı deyi. Goyunnar da ehli hayvannarıdın.
Akdavar cinsi gibi şımragun devüleridin. Mevzuyu açmak ilazım. Geçiler çok hareketli ve çobannarı yoran bi tiynetleri varıdın. Goyunnar ise geçiler gibi saa sola goşmaz , deli deli hareket etmez uslu hayvannarıdın. Goyun gütmek golay, geçi gütmek ise pek zorudu. Goyunnarı bi çayıra sal, yayılu durulardı. Hele bi de çoban gaval çalmayı bilüse, deyme keyfine. Goyunnar gaval çalanın edirafından ayrılmazlarıdın. Goyun toplu gezeridin. Geçiler ise saa sola daalıverü, çobannar da onnarı toplamak için çok uuraşıdu.
Taha önce de söyledük, her evde bi çobannık vazifesi yapan adam varıdın. Emme davarı çok olan ve bu vazifeyi devamlı icra eden önemli zevat da varıdın. Bizim çobanımız, Hacı Mısdafa abıcam ırahmetliydi. Irahmetliin gışın üşümemesi için gocukları, bazen kepenee oludun. Çobannık arkadaşı olan köpeklerine eyi bakarıdı abıcam. Onnarı yalınan ve hamur topuynan besleridi. Bazen köpek sert ve acımasuz olsun deyi yalına gara biber gatallarıdı. Çobannar köpeklerine eyi bakarıdın. Köpekler de davara eyi bakarıdın. Gurda davar vermezleridin. Çobannarın zabah avden ayrılışı, ayşam eve gelişi telaşeli oludu.Zabahınan çobana booça hazıllanu. Booçasında ayşama gadana yiyecee şeyler gonuludu. Gasım sooklarında çobannara bi de çıra tenikesi hazıllanudu. Bu tenikenin telden uzun bi sapı oludun. Çobannar üşüyüncene bu çıraları tenikenin içinde yakalla bi ısınularıdı. Söndürüle, çok üşüyüncene bi taha yakallarıdın. Isınmak için bu tenekeleri sook günnerde yannarında daşıllarıdı. Kısaca çobanın tarifini, yani dış görünüşünü şüyle aanada bilürüz. Sırtında kepenek, ayanda cizme, belinde ekmek booçası, kemerinde su matırası, dalında tüfee, elinde gavalı olan ,devamlı hareket halinde olan bi vazifeli insandı. Çobannarın özel sözlerine gelincene, bu işin piri, halen bu sünneti işleyen Hacı Dayı nın gullanduhu sözler taklit edilüdü. Geçiii….ayeyeyyy,…çiisss..,tüüü…, teeeaaatt, gezdan gezdaaaaan…,hele inada baaaak, çiiisssttttüüüü….çepiiş, seni namussuuuz, teke tekeee… gibi sözler ile baarılarak sürü idare edilüdü.
En çok davar Hacıgilde, Seyit Meemetlerde, Aldedelerde, Garamısdafalarda, Uzunoolan gilde,Hatıplarda, İpeşlerde, Kötü Meemetlerde, Şükrü Mısa gilde, Hasan Çavuşlarda, Kekeç Mısa gilde, Kör Mahmudun Kamal gilde, Gök Durmuşlarda, Mısa Dedelerde bulunudu. Bundan başga herkeşde az çok davar oludun. Emme bunnarda yüzeli, iki yüzden fazla oludun. Köyümüzde çobannarın ustası dartışmasuz Hacı dayıdır. Irahmetlik Seyit Meemed dayı,Aldedelerin Ahmet, Hatıpların Hacı Mısdafa, Kötü Meemetlerin Dedebey, Şükrü Mısanın Mısdafa, Kekeç Mısa dayının Eyip, İpeşlerin Calal köyümüzün önemli çobannarıydı.Her davar sürüsünün köpee oludun. Bazı köpekler birbilleriynen dalaşudu. Dalaşduhu için köpekler çobanın yedeeende oludu.Yani çoban, köpeen zencirini elinden bırakmazdı. En gözel gaval çalan çoban Kekeç Mısa dayının oolu Eyüp aabiydin. Eyüp aabi davarı garaçlılıa sürüpde gavala dokununca herkeş onu diyneridin. Yaşlı gadunnar neyi durula Eyüp abiyi diynelleridi. Ölen (ölen kelimesi ula anlamına gullanıldu) ne gözel çalıyon Eyüp azına salık delleridi. Öteki çobannar da eyi gaval çalarıdı emme Eyüp abi gadana dadını çıkaramazlarıdın.
İlkbaharda davallar guzulamıya başlardı. Çobannar ayşam eve dönerikene sırtlarında yeni doomuş oolak ve guzu oludun. Onnarı görmek pek hoşumuza gideridi. Her şeyin güccüklüü sevimli oluyoru. Oolak ve guzular da pek sevimli oludun. Oolak ve guzular ufaakana davarın içine gonulmaz ayrı bi yere gonuldu. Oolak, guzu ve bızaaların gonulduhu yere çiten delleridi. Davlların gonulduhu yerin tafanı alçak oludu. Tahaçok davar alsın deyi. Bu tafanı alçak genellikle iki gatlı yellere salak denidü. Davar salaa deyi laf edilüdü. Davalar salakda gışlayınca haliyle yaddukları yere kaka yapallarıdı. Kakalarına gıdıboku denilüdü. Yaddukları yellerdeki küpreler depilü depilü davar dışarıda yatmıya başlayıncana gada onbeş yirmi santim galınnııında oludu. Bu depilmiş küpreler yazın gazmayınan galdırulu, dışallara serilü, gurudulu ve gışın yakıludu. Bu tezek çeşidüne “kemre” denidü. Kemre çok gufatlı bir yakacaaadın.uzun süre yanar, ekmek bişimüye neyi pek eyi gelidün. Kok kömürü gibi ısı veridün.
Yazın davalar daada yatarıdı. Öylen vaatı zahipleri davalları saamıya giderdi.Bilassa gadunnar giderdi bu saam işine. Öylen davar saamıya giden bu kadınlara “sağımcılar gidiyor” denüdü. Samcılar bazen geçi başı duddumuya bi de bebe götürülerdi. Bazı geçiler ırahat saadumazdı. Hey gidi gözel günner hey..Hani nerede o insaniyetli insannar. Şindi birbirini arıyan yoook soran yok. Maazallah gavullara benzedük deyi gorkyor insan. Asır suresinde müslümnın müslümana “Hakkı tavsiyesi ve Sabrı tavsiyesi” gibi mecburiyeti var. Fakat herkeş bi çeşüt olmuş. Bunnundan gıl aldurmayyoru. Gidişat pek hoş görünmeyyoru. Adamın gannı doysun, gelürü eyi olsun. Akrabaa makrabaa umurunda devü. Akrabaamnaapar, aç mı, susuz mu, hasda mı eyi mi?. Millet pek taanüt olmuş. Gadderleşmiş. Galpler gararmış, duygular körelmiş. Nesil günden güne kötü geliyoru deyi üzülen yok. Gıyamet kötüler üsdüne gopacaamış dele. Acabana ondan mı deyi ilkiriyor insan.Emme hazinesi geniş vehudutsuz olan Allah dünya ve ahret rüsvaylıından gurtulacağımız köklü imanlar nasip etsin cümlemize. Bu günnük de bu gadana yeter. Sürçü lisan eddiysek affola.Hocca galın.
Yazan müzmin incööz hasdası Halliprehem Hoca.
BİZ DE ÇANAKKALE’ Yİ AANATMAK İSTERÜZ.
Ebem ırahmetlik aanadudu. Babam Balgan Harbinde şehit olmuş deyi. Abıcam Çanakgale’de galmış deyi. Köyümüzde biçoklarının şehidi va Çanakgale’de. Ebem Irahmetli bazen Balgan bazen de Balgam harbi deridi. İç geçürerek anadudu. Yaşı itibariyle Osmnnı gokusu almış, Osmannı hatıraları duymuşdu ebem. “Ey ombeşli ombeşli “türküsü Çanakgale’ye giden bitaha dönmiyen ombeş yaşındakı vatan yavruları için söylenmişdi. “Çanakgale içinde aynalı çarşı “ türküsü de o günnerin acılarını , hasretlerini, vatan ve din aşgını aanadu. O devirdeki insanlara o vatan ve millet sevgüsü veren anaları hep merak ederün. Vatan için bayrama gider gibi ölüme gidennere o ruhu veren mürebbileri hep marak ederün. Osmannı’yı dünyanın en uzn ömürlü dööleti yapan o annayış, o vatan sevgüsü, o iman, o insanlara nasıl aşılanmış? İngiliz gemilerini baturup savaşın seyrini deyüşdüren Goca Seyid’in ödül olarak alduhu tayınını yani öyünde yidihü ekme ikiye çıkarılmasını “arkadaşlarım bi ekmek yirkene benim iki ekmek bovazımdan geçmeyyoru” diye gösterdühü asaleti hep gıptaynan merak ederün. Yaralı inglizi sırtına alıp İngiliz siperlerine götürüp bırakan, geri döneriken insannıkdan nasipsüz , galleş , cıfıt kişilikli İngilizlerce arkasınan furulan Mehmetcüün saf ve asil yaradılışını hayrannınan hatırlar ve aanamıya çaluşurun. Bazan nefis muhasebesi ,şindiki uydurma kelimeyle öz eleşdürü yaparun. Bizde, o din ve döölet sevgüsü neden o gadana güçlü devü deyi.. Kendi kendime derün kü, o zaman Osmannı asalet ve terbiyesi varıdın. Osmannı, Peygamberimizin övdühü bi meziyete sahibidin. Cumhuriyet gurulunca söz sahibi olan Yahudi mason ve İngiliz uşakları, dini yassak etmiş. Camileri yıkmış. Beş yüz bin den fazla din damı gatledip asmış. Hatta mezardan çıkarıp insan asacak gadana canavallaşmışlar. Gözelliklerin gaynaa olan dinimiz gurudulunca Osmannı gibi galiteli insan yetişmesi de mümkün devü deyi düşünüp avunmıya çaluşurun. Osmannı dine, Gur’an a saygı ile gurulmuş. Bizde ise bunun tam tersi olmuş. Din ve Guran talanı esas alınmış.
Çanakgale’de zabahınan savaş başlar ayşama yakın biter, her iki taraf ateş keser, ölü ve yaralılarını toplallarıdın. Zabah gene başlarıdın. Bi akşama yakın silahlar susmuş yaralılar toplanıyorudu. Bi İngiliz keferesinin yarası az gibiydi. Müslüman Türk zabiti eyildi. Acabana soluk alıyor mu deyi gonturul etmek isdedi. Galleş kefere ölü devüdün. Sakladuhu gasaturasını eyilen Müslüman zabitin göösüne göösüne sapladı. Müslüman dedemiz “Vallah bi kötü niyetim yoodun. Yaralı ve cannysan yaranı saracaadım “ deyebildi.Yetişen Meemetcükler kafiri cehendeme yolladıla. Subaylarını, agalarını, babalarını da gollarına girip galdudula. Sargu yerine giderkene zabitimiz “ Evlatlarım durun. Beni gıple tarafına çevürün. Dedi ve gıple tarafına bakmıya başladı. Kendini topladı, edep ve nezafetini dakındı. Geyet edepli ve nazik şekilde “ Neden zahmet buyurdunuz Ya Rasulallah, Neden zahmet ettiniz, ben de sizin yanınıza gelmek istiyordum. Orada bulunan dini bütün galp gözü açık askerler, Peygamberimizin o subayı gucaana alduhunu, subyımızın da peygamberimizin yüzüne baka baka şehit olduhunu aanadula. Şehitlere ne istedühünü sorsala “Yeniden dünyaya gelüp bit aha şehit olmayı itselle” deyi hadisi şerifler vadur. Her şehit ölükne peygamberimizin mübarek cemallerini görme şerefine nail olularmış. Peygamberimizin mübarek nur cemalini görmedeki lahuti zevk bütün zevkleri unuddurumuş. Bundan dolayıdur ku şehitler tekrar tekrar şehit olmayı isdellermiş. Onnar gabillerinden gannarı akarak galkacak. O gannarının gokusu o gadana gözel olacak kı bu gokuyu duyannar gıptaynan bakacakla.
Bikere ÇASEV talebeleriynen , bikere de Çiçek enişdeminen Çanakgaleyi ziyaret nasip oldu. Gezi esnasında köy camilerinde namaz gılarkana apdas alukana boşluklarda köylüleri diynmek nasip oldu. Köylünün biri şüyle deyyordu; Köylümüz bi çoban goyun güderkene goyunnarın otlu bi yerin otunu yimedühünü, üzerine basmaduhunu, edirafını dolaşduhunu defalarca gördüm. Durumu mugdara söyledim. Mugdar da müftüye ve gaymakama söyledi. Bi Cuma namazından sonra anılan yere comaat halinde gidildi. Usulcana gazılukana genç bi şehide ıraslandı. Pek gencimiş. Yüzü o gadana nurluyku insan bakmıya gıyamayyoru. Onaltı onyedi yaşlarnda. Yarasının ganı halen ganayyorudu. O ganı mis gibi taha deyüşük bi cennet gokusuynan gokuyordu. Orada bulunannar “Allah Allah deyi inleşdile. Aalaşdıla. Şehide hiç dokunmadan bi mezer yapdıla. O mübarek şehide goyunnarın bile hörmet etmesine hayret ettük dedi.
Oradaki köylülerin biri ikindiynen ayşam arası cava moturuynan gidermiş. Giderkene ööne birden bi sürü atlı askerler çıkmış. Askellere çarpmayyın dese de birine çarpmış. Moturundan düşüp gaza yapmış. Görenner goşmuş. Candarmıya habar vermişle. Candarma gomutanı hafif yaralı olan köylüye “Nooldu? Neden gaza yaptın” deyi sormuş. Köylü “birden önüme atlılar çıkdı. Onnaa çarmayyın derkene kendimi gutaramadım “ demiş. Candarma gomutanı “ olum bu devirde burada at neyi yok. Bulunmaz. Beslenmez. Şen doru bi covap ve de ifadeni yazalım d işimizi bitürelim dediyse de köylü hep aynı şeyi söylemiş. Komutan gızıp baarmıya başladuhunda yanındaki asgellerden biri tıkkatlı bakduhu moturun çarpışmaynan ezilen yerinde sıkışan at gıllarını görmüş. Herkeş bu söz üzerine at gıllarını ve sıyrılıp sıkışan deri parçasını görüce gomutan şaşurmuş. Bu herif ne deyyorsa aynen yazın ifadesine demiş. Oradaki köylüler ara sıra atlıların geçdühünü, tüfekler patladuhunu duyalarmış. Şehitlere sakın ölü demeyin onnar sizin bilmedühünüz bi hayat şekliynen diridüdürler”deyi ayeti kerime va. Şehitler harp bitmedi sanularmış. Gıyamete gadana da gan döktükleri bu vatanı goruma görevin devam edellermiş.
Ora köylülerinden biri çit sürermiş. Çit sürerkene sabanına bi matıra dakılmış. Eccük sonra bide köstekli saat dakılmış.Köylü bunarı temüzlemiş. Bi kenara gomuş. Ayşam eve getüdühünde matıra su dolu, satın da çaluşduhunu şaşgunnunan görmüş. Evdekilernen hayretler içinde galıp aalaşmışla. Yadduklarında geyce yarısı gapı taklamış. Köylü bi telaşe mi va deyi gorkarak gapıya varduhunda uzun boylu Osmanlı Asgeri geyimli galpaklı birini görmüş garşısında. Gapdakı adam köylüye “ Benin sahatımınan matıramı niye aldın? Sahatımınan ezen vakıtlarını bilü, matıramınan da aptas alu namaz gılardım demiş. Köylü zabaha gadana uyuyamamış. Zabah namazından önce alduklarını götürüp yerine gomuş.
Orada asgellik yapannrdan birini gomutannarı cipinen nöbet yellerine daadumuş. Nöbet yerine ilk defa bırakduhu asgere “Bak olum, buraların her garışında şehit va. Çişin geldühünde sakın buralara çiş yapma. Zor durumda galusan aşşaya deriye en. Oraya abdesini yap demiş. Nöbete apdesli gidecek gadana İslam terbiyesi nasip olan o Mehmet nöbet yerinde galınca, gomutan da gidince bi yasini şerif okuyyun demiş. Gözlerini gapayıp besmeleyi çekmiş. Yasin şerifi bitürüp, Fatiha edipde gözünü açıncana gorkalamış. Edirafında binnerce galpaklı Osmanlı asgeri va. Şaşgun haldeyken o asgellerden biri, “Evladım gorkma. Biz Çanakgalede şehit olan dedeleriniziz. Senelerce Kur’an sesine hasiret galduk. Seni duyunca diynemiye geldük. Gorkma her nöbetinde bize Kur’an oku evladım. Biz bu Kur’an , vatan ve din için can verdik demiş. Aklımda galduhu gadarıynan Manisalı olan bu asger terhis oluncaya gadar okumuş. Asgelli biteceekene gomutannarına “ben fazladan asgelik yapmak isdeyyorun, gönüllü olarak. Noolu gabul edin de fazladanbi gaç ay esgellik yapayın demiş. Gomutannar “ula herkeş gün sayar, sen deli misin? Öyle şey olmaz demişle. O asger terhis olacca zaman son nöbetinde aalamış. Okumıya başlayınca da onbinnerce şehit zahir olur Kur’anımızı diynellermiş.Ben nası ayrılacan sizden deyi. Şehitler sen üzülme. Memleketine git. Bize oradan oku. Oradan da bize gelü demişle. Asger de ana ve babasından ebedi ayrulukenki gibi acıynan nöbet sonunda şehitlerden ayrılmış.
Çanakgale’de İslam ordularının başgomutanı “Peygamberimiz idi. İsdiyenner “Gocaharman sitesi Çanakgale” sayfasından okuyabilü.Düşmannar bizi yenemiyeceklerini aanayınca bizim güç gaynaamız dinimizi yıkdıla. İslam bilinin gaynaa Halifelii galdudula. Ümmeti Muhammed üzerindeki belva galkıyoru. Gelecek İslamın. İslam şahlanacak. Şahlanıyoru. Bu zayıf ve gorkak müslümannarın çalışmasıynan devü. Atalarımız hatırına mevlanın lutuf ve ikramıynan olacak.
Müzmin İncööz Hasdası H.İbrahim Koçak

IRAMAZAN-I ŞERİF GELDİ ÇOK ŞÜKÜR
Güccüklük unutulmayyoru. İnsanın temüzlüünün bozulmaduhu devürler heralda. Her azasının yeni olduhu devürler herhalde. Güccüklüümüzün Iramazan-ı şeriflerini unudamayyoruz. O zamannarın dadı bi başgaydın. İçimizde Osmannı devründe yaşıyannar vardı. Osmannı gokusu daşıyannar varıdın. Bebe olduhumuzdan anamızınan gezdühümüzden heralda kı taha ziyade ebelerimizin nenelerimizin yaşantısı aklımızda galmış. Hatıp Ebemin “ Çok şükür geldi mübarek” deyi özlemle söylenen kelamları gulaklarımızdan gitmeyyoru. Madan Ayşa Ebe’nin ak fisdanı ile vakur vakur gezişi sankı bi evliya gadunmuş gibi gazınmış hafızamıza. Esgi gadunnarın kiballııını düşünürün. Mertliklerini, dürüslüklerini, Allahdan gorkmalarını düşünürün. İçim cııc cıız eder. Bazen de gözlerim yaşaru.. Onnarı terbiye eden analar ve babalara ırahmetler olsun derün. Onnara da gani gani ırahmetler olsun derün.
Geldi yaa mübarek denüdü. Her evde garimce garerince hazıllık yapıludu. Her şeyin Halıkı yeg
ane güç sahibinin vaat ve ikramının tecellisi bereket oludu her hanede. En fıkaramızın bilene evinde bi bolluk oludu. Gözel gözel çörekler bişerdi. Hoşaflar hazıllanudu. Her tüllü yimede içmede bi bolluk oludu. Cehreler deyişidü..Diller deyişidü. Sözler deyişidü..Yegane medet isdimdatgahımız efendimizin emüllerine uyulmıya çalışılıdu. Hatıp Üseyini, gani gani ırahmetler olsun kimde gusur görüse uyarudu. Uyarduhu adamların yüz hallarindeki memnuniyet ve gönüllerinden yansuyan hoşluk görülmiye deyerdi. Gözümüze en harabat ve dini zayıf görünennerin bile “ Hocam savol, demek öyle mi? Senden uyarmak söylemek, bizden de dinimizin gözel emüllerine uymak düşer” demelerini duyunca onlara hayrannııınan bakarduk. O edep ve terbiyelerine gıpda ederdük.
Rahmetlerin coşduu, Mal ve mülk zahibinin merhemetinin coşduhu gözel ay gelince her şeyde farkedilüdü. Köyümüzde hali vaktı yerinde olannara bi köşede fısıldanudu köyümüzün düşkünnerinin hali. Gösterişden gaçarak, kibarcana toplanan yardım ve zekatlar yerini buludu. İslami terbiye ve Osmannı ahlakından nasipli olannarın olduhu o zamannarda gelecek gaygusu yoodu. Düşenin galdurulacaanı , açların doyurulacaanı bilen garip guraba dert etmezdi. Ayşa abılam yemek bişürünce taha bize yidümeden oolum şu zahanı Cemil ebiye eletive ge derdi. Cemil Ebe edep ve terbiye timsali biriydi. Yaşmaksuz gezmezdi. Bebelerden bile Hicap edecek bir utanma ve terbiyeye , imana zahipti. Şindi ben onnarı hatılladukca “Allahım onnar müslümandı..ya ben neyün. Hiç bi halimde onnardakı asalet ve insannık yok” demekden kendimi alaman.
Ayşamınan bebeler ezen beklerdi. Hoca ezen daşının edirafında dolaşmıya başlardı. Ara sıra da saatına bakarıdı. Alatirik yoodu. Apolya yoodu.Hoca ezen daşına çıkarda okurdu ezeni. Ezen okumaya çıkınca hoca, bebeler baarmıya başlardı. “Ezen okunduuuu, Şalvar dokunduuuuu, Yımırta bişdiiiiii, Yiyenin gannı şişdiii..” diye baara baara eve goşarduk. Taslara doldurulan sovuk bunar suyunu bekliyenner besmeleyinen orucu açarıdı. Bazen de Angarıya ısmallanıpda getürtülen zeytinnen açıludu oruçlar.

Iramazan da odada davet verülü zufra hazıllanudu. Erkekler odaya, gadunnar eve davet edilüdü. Gusullara bakılmaz, gusur araşdurulmazdı. Esgilerde gurur, kibir gibi şeytan payları taha azıdın heralda. Utanma, yüz gızarması gibi meziyetler esgilerimizde varıdın. Şindilerde bizlere noolmuş Allahım.. Gurur , kibir, istihza, vefasızlık, mehremetsüzlük, Allahın sevmedühü her hal bizde var. Hani gomşusu açkene tok yatan bizden devüdü.. Şindi yime içmelerimizinen hava atar olmuşuz. Ona buna yidüklerimizin fotıgıraflarını gösterip övünür olmuşuz. Yahu yiyemiyen, alamıyan bi garip görü de canı çeker deyen yok. Onnarın bebeleri görü de baba bize de al der. Adam fıkara alamaz zor durumda galu deyi düşünecek insannık galmamış maalesef. Bebelerimizinen, onnara saaladuhumuz imkannarınan hava atar olmuşuz. Esgiden büyle şeylere kibillenme denüdü. Şindi kibir, övünme gibi ayıplar meziyet olmuş..

Dünyaya yimek içmek için mi geldin? Yoksa yaşamak için mi yiyip içiyon deseler çoomuzun yaşantısı “yimek içmek, egomuzu tatmin etmek, öönmek, hava atmak, ezmek, hak hukuk diynememek gibi” tarif bize uyyoru maalesef.
Ahmet Aydın Hocamızın bi ilanını duydum. Elmalı gursunda iftar veriyoru. Orada okuyannarı davet ediyoru. Pek hoşuma giddi. Ey zengünner, ey hali vaktı yerinde olannar “Ashabı Kirama benzeyin, Osmannıya benzeyin”. Ashabı Kiram’ın , Osmanı nın hayır zahipleri unudulmamış.Yapdukları işler ihlaslı ve İslam şiarına uygun olunca makbula geçer. Pilaket ve nefsi okşayıcı sözler nefse hoşgelü emme unuduluuuu gider. Allah gatında da bi deyeri olmaz.
Osmannı “Cihadınan, edebinen, adaletinen, Haşyetullahınan dünyaya hükmetmiş. Düşmanlar gelmiş Osmannının ve evlatlarının bu gözeliklerini yelle bir etmişle. Biz de dutup galduralım. Bu gözelikler için çalışalım kı Allah gatında da bi yüzümüz olsun. Güzel Gur’anımız okunsun. Bebelerimiz dindar yetişsin. Evlerimizde namaz havası, Gur’an nuru çovalsın. Gönüllerimizde İslam sevdası yeşersin. Küsler barışsın. İlk adımı atannar gazanu. Şeytanı ve nefisleri sevündümiyelim.

Sürçü lisan eddiysek affola. Asr suresindeki kelamı ilahi hörmetine hatalarımızı söyliyelim (Hakkı tavsiye edenler hüsranda değiller, sabrı tavsiye edenler hüsranda değiller) de ahret sıkıntısı birikip çovalmasın. Ramazan-ı şerifiniz mübarek olsun..Dovalarınız gabul olsun. Allahım şeytan ve nefis elinde zebun olan müflislerden olmakdan muhafaza buyursun..
Halil İbrahim Koçak

 
  Bugün 16 ziyaretçi (194 klik) kişi burdaydı! Tüm Hakları saklıdır  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
ACILAR PAYLAŞILDIKÇA AZALIR....MUTLULUKLAR DA PAYLAŞILDIKÇA ÇOĞALIR...