ANKARA-ÇAMLIDERE-İNCEÖZ KÖYÜ
   
  Ankara-Çamlıdere-İnceöz Köyü-Koca Harman
  53-YÖREMİZDE NOSTALJİ
 
  Yöremizde, Osmanlı Devrinde güreş, cirit, atıcılık gibi sporlar yapıldığı biliniyor. Peçenek Beldesi'nde kurulan pazara GÜREŞ PAZARI denir. Eskilerde bu pazar çok alabalık ve görkemli geçermiş. Pazar, şimdiki Hocalar mahallesi ile İnceöz arasında kalan çayırlığa kurulurmuş. Bu çayırlıkta her pazar günü güreş müsabakaları düzenlenirmiş.  Peçenek çayının Hocalar yaksındaki düz çayırlıkta çok geniş pazar kurulurmuş. Civar köylerden, Kızılcahamam,Çeltikçi ve Gerede'nin köylerinden bile katılım olurmuş.
 Bu pazarda alışverişin yanında belli bir saatte de güreş müsabakaları düzenlenirmiş. Yöre pehlivanları burada kozlarını paylaşırmış. Pazara katılanlar da hoşça vakit geçirirlermiş. Güreşte dereceye girenlerede zamanın icabına göre ödüller verilirmiş.

  Düğünlerde cirit oynandığını yaşlılarımızdan duyardık. Cirit, türklerin ata sporlarındandır. Bilhassa düğünlerde, gruplar halinde cirit oynanırdı. At üstünde, rakibine bir metre civarı bir uzunluktaki sopayı fırlatma ve rakibinin bundan korunması şeklindeki spor oynanırdı. Rakip, atılan sopadan kendisini korurdu. Tutabilirse o sopayı tutardı. Hemen karşı hücuma geçer ve sopasını rakibine fırlatırdı. At üzerinden inmeden, eğilerek yere düşen ciritler alınırdı. 
  Çocukluğumuzda bu sporlar oynanırdı. Yöremizde bu cirite, D E Y N E K   O Y N A M A denirdi. Çobanların elinde tutup dayandığı düz aasaya deynek denirdi. Çift veya düven süren kişinin elinde öküzleri idare etmek için kullandığı ince uzun sopaya deynek denirdi. Yöremizde cirit sporunun ismi deynek oynamaydı. Düğün toplantılarına da DERNEK denirdi. Bu akşam dernek varmış.  Filanın evinde kadınlar derneği olacakmış, gibi sözleri çok duyardık.



Köyümüzün kayadan girişi...


Yöremizde eskilerin gömme dolapları..

Gömme dolaplar...

Yüklük dolapları aynı zamanda gusulhane görevi de görürdü..Banyo olarak ta kullanılırdı..

Heybeler eşşek ve atların vazgeçilmz aksesuarıydı. Çok önemli ihtiyaç görürlerdi..

Misafir Allah tarafından gönderilirdi denir ve çok sevilirdi. Bunun bir örneği genç kızlarımızın işlemesi ve "buyurun " yazısı..

Göz denilen raf benzeri yerlerde çıra, kibrit  vb şeyler olurdu...

Genç kızlarımız çeşit çeşit iğnelikler işlerlerdi..

Tarihi çeyiz sandıkları ve bulgur, yarma öğütülen el değirmenleri. Bunlar her evin ihtiyacıydı....








Nalbantlar öküz eşek ve atların ayaklarını nallar idi. Nalsız hayvanın ayakları taşlardan zarar görür rahat yürüyemezdi. Yük çekerken tırnaklar zorlanır ve dağılırdı.


Köyümüz güneyindeki barajın görünümü...

Ölüözü harmanları. Meyve bahçelerinin garip hali..Eskiden bu çayırlığa ekin yığınları yığılır harmanlar yapılırdı. Bir ay kadar buralar cıvıl cıvıl olurdu...


Karşıyakadan köyümüze bakış..Buralar davar ve sığırların otlak mekanıydı...

Köyümüzden sanatkarane çekilmiş bir görüntü..


Kullanılmayan bir samanlık içi. Bir zamanların düvenleri kenara yığılmış. Anazut ve gegeler unutulmuş. Pek kıymetli canlar ve tenler bile toprak olmuş. Mekanlar baki mi kalacak? Baki olan yalnız ve ancak Alemlerin Rabbı Allah CC dur.



Samanlıklar iki bölüm olurdu.Yarısına "saman" diğer yarısına da "ot" koyulurdu.Samanlığın iki kapısı olurdu. Birisinden ot alınır, diğerinden saman alınır ve hayvanlara verilirdi.
 
  Bugün 16 ziyaretçi (179 klik) kişi burdaydı! Tüm Hakları saklıdır  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
ACILAR PAYLAŞILDIKÇA AZALIR....MUTLULUKLAR DA PAYLAŞILDIKÇA ÇOĞALIR...